Güvenli ve yargısız
Düşüncelerinizi, duygularınızı ve zorlandığınız konuları kendi hızınızda konuşabileceğiniz bir alan.
Hakkımda
İnsanların kendilerini daha iyi anlamalarına, ilişkilerinde daha sağlıklı bağlar kurmalarına ve yaşamlarında kendi ihtiyaçlarına yer açmalarına eşlik ediyorum. Burada yalnızca eğitimimi ve mesleki deneyimimi değil, beni bugün olduğum insana ve psikoloğa dönüştüren yolculuğu da sizinle paylaşmak istiyorum.
EĞİTİM VE UZMANLIK
İnsanların hayatlarına dokunma isteği, beni yıllar önce psikoloji okumaya yönlendirdi. İnsan zihnini, duyguları ve ilişkileri anlama merakım zamanla yalnızca mesleki bir ilgi değil, dünyaya bakışımın da önemli bir parçası hâline geldi.
Psikoloji lisans eğitimimin ardından Üsküdar Üniversitesi’nde Nörobilim alanında yüksek lisansımı tamamladım. Prof. Dr. Sultan Tarlacı danışmanlığında yürüttüğüm yüksek lisans tezimde, menstrüel döngü ile cinsel libido arasındaki ilişkiyi araştırdım.
[Tez döneminden Prof. Dr. Sultan Tarlacı ile fotoğraf]
Yüksek lisans tez döneminden, tez danışmanım Prof. Dr. Sultan Tarlacı ile.
HAYATIN GETİRDİĞİ YENİ YOLLAR
Üniversite yıllarından sonra hayatımın yönünü değiştirecek cesur bir karar verdim ve tek başıma Bali’ye gittim.
O yolculuk benim için yalnızca yeni bir ülkeyi görmekten ibaret değildi. Konfor alanımdan çıktığım, kendimi yeniden tanımaya başladığım ve hayata başka bir pencereden bakmayı öğrendiğim bir dönemin başlangıcıydı.
[Bali’den kişisel bir fotoğraf]
Hayat beni orada eşimle tanıştırdı. Birlikte farklı ülkeler gezdik, yeni kültürler tanıdık. Dünyayı adımlarken, insan hikâyelerinin farklı coğrafyalarda bile ne kadar ortak duygular taşıyabildiğini gördüm.
[Birlikte yaptığınız seyahatlerden doğal bir fotoğraf]






YENİDEN BAŞLAMAK
Sonra yolumuz Almanya’ya çıktı.
Yeni bir ülkeye taşınmak, yeni bir dil öğrenmek, alıştığınız pek çok şeyi geride bırakıp yepyeni bir hayata başlamak… Ardından anne olmak…
Kısa bir süre içinde hayat bana birbirinden çok farklı roller sundu. Göçmen oldum. Eş oldum. Anne oldum. Ve tüm bunların içinde zaman zaman kendimi yeniden tanımam gerekti.
[Almanya’daki yeni hayatınızdan veya annelik döneminden bir fotoğraf]
Belki de bu yüzden bugün danışanlarıma yalnızca bir psikolog olarak değil; değişimin, belirsizliğin ve yeniden başlamanın ne hissettirdiğini deneyimlemiş bir insan olarak da eşlik edebiliyorum.
Bazen insan kendini hiçbir yere ait hissedemez. Bazen yönünü kaybetmiş gibi olur. Bazen dışarıdan güçlü görünürken içinde derin bir yalnızlık taşıyabilir.
Bu deneyimler bana, hayatın değiştiği dönemlerde insanın bazen kendisiyle olan ilişkisini de yeniden kurması gerektiğini öğretti.
Her insanın hikâyesi kendine özgüdür.
Yaşadığım deneyimler, bugün danışanlarımla kurduğum ilişkinin de bir parçasını oluşturuyor.
Çalışmalarımda Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi ve Pozitif Psikoloji yaklaşımlarından yararlanıyorum. Bunun yanında insanın yaşamına yüklediği anlam, seçimleri, ilişkileri, değişim ve belirsizlikle kurduğu ilişki gibi konulara varoluşçu bir perspektiften de bakıyorum.
Benim için danışmanlık yalnızca bir soruna çözüm aranan bir süreç değildir. Bazen kendinizi daha yakından tanıdığınız, bazen geçmiş deneyimlerinize farklı bir yerden bakabildiğiniz, bazen de bundan sonra nasıl ilerlemek istediğinizi keşfettiğiniz bir alan olabilir.
Amacım size hazır cevaplar vermek değil; kendi cevaplarınızı bulabileceğiniz güvenli ve yargısız bir alan sunmak.
Yargılanmadan konuşabildiğiniz, anlaşıldığınızı hissettiğiniz ve olduğunuz hâlinizle kendinize yer açabildiğiniz bir alan.
Çünkü değişimin çoğu zaman büyük kararlarla değil, insanın kendisini daha iyi anlamaya başladığı küçük ama anlamlı adımlarla başladığına inanıyorum.


Kısaca ben
Danışmanlık yaklaşımımı ve bu süreçte sizin için nasıl bir alan oluşturmak istediğimi kendi sesimden dinleyebilirsiniz.
TANIŞMAK İÇİN